Taşınmak….Derin bir acının ve bu dünyada vuslatı olmayan bir ayrılığın arasında….zor.
Bunları yaşarken bazen aklım bir oyun oynuyor.Hep kaybetmek de olmaz ,Müessesemiz ayağın kesilmesin diye bir ödül gönderdi diyor.
Sağı solu cumbalı gibi Pembeli,Mavili,yeşilli,tahtalı evlerle çevreli iki yandan aşşağıya dökülen yapraklarla çevrili bir yoldan gidiş bir de üstüne gelişi olan küçük bir evin kiracısı oluyorum.
yokuştan aşşağıya bir salıyorsun kendini mavi sular akıyor önüne.Soluklanıyorsun çay söylüyorsun kendine.Canın çektiyse balık ekmeğini ı ıh köfte çekti canım dersen sardırıp evine çıkıyorsun.
camdan bakarım belki.Belki yaz ayını severim o evde.Kimbilir gece çıkar yürür gelirim.O dallarından yaprak kılığında ümit sarkan merdivenlerde otururum termosuma kahve doldurup.Belki bakarsın başkaları da gelir.İsimlerimizi söyleriz birbirimize.Aşşağıda oyun bahçesi varsa okeye 4. Aranıyordur belki.
Belki gülerim,Canım isterse tekrar ağlarım belki artık kime nedir…
Sararmış Umut sonbaharda kalsın …Bahar gelsin yapraklar yeşillensin…Bu ev gönlümün limanı olsun dinlensin…Kah şenlensin şenlensin…